berk aydoğdu

Henüz kendisini bizlere anlatmamış.
7 Favorileri
105 Yorumları
  • Favorileri
  • İzleme Listesi
  • Son Yorumları
  • Citizen Kane – Yurttaş Kane
    8.5
    1941

    Ülke: Amerika

    Yönetmen: Orson Welles

    Oyuncular: Joseph Cotten, Dorothy Comingore, Agnes Moorehead, Ruth Warrick

    8.5 IMDB Puanı 7.7 Site Puanı 1041 İzlenme 34 Yorum
    Tokyo Story – Tokyo Hikayesi
    8.2
    1953

    Ülke: Japan

    Yönetmen: Yasujirô Ozu

    Oyuncular: Chishû Ryû, Chieko Higashiyama, Setsuko Hara, Haruko Sugimura

    8.2 IMDB Puanı 8.8 Site Puanı 589 İzlenme 12 Yorum
    2001: A Space Odyssey – 2001: Uzay Macerası
    8.4
    1968

    Ülke: İngiltere, Amerika

    Yönetmen: Stanley Kubrick

    Oyuncular: Keir Dullea, Gary Lockwood, William Sylvester, Daniel Richter

    8.4 IMDB Puanı 8.7 Site Puanı 1472 İzlenme 128 Yorum
    The Master
    7.1
    2012

    Ülke: Amerika

    Yönetmen: Paul Thomas Anderson

    Oyuncular: Joaquin Phoenix, Price Carson, Mike Howard, Sarah Shoshana David

    7.1 IMDB Puanı 6.2 Site Puanı 759 İzlenme 19 Yorum
    Walk The Line – Sınırları Aşmak
    7.9
    2005

    Ülke: Amerika, Almanya

    Yönetmen: James Mangold

    Oyuncular: Joaquin Phoenix, Reese Witherspoon, Ginnifer Goodwin, Robert Patrick

    7.9 IMDB Puanı 7.3 Site Puanı 614 İzlenme 26 Yorum
    Dead Poets Society – Ölü Ozanlar Derneği
    8.1
    1989

    Ülke: Amerika

    Yönetmen: Peter Weir

    Oyuncular: Robin Williams, Robert Sean Leonard, Ethan Hawke, Josh Charles

    8.1 IMDB Puanı 9.0 Site Puanı 2124 İzlenme 143 Yorum
    American Beauty – Amerikan Güzeli
    8.5
    1999

    Lester Burnham, çevresindeki insanlar tarafından sevilmediğini ve sürekli horgörüldüğünü düşünmektedir. Karısı Carolyn, bunca yıllık evliliklerinden s...

    Ülke: Amerika

    Yönetmen: Sam Mendes

    Oyuncular: Kevin Spacey, Annette Bening, Thora Birch, Wes Bentley

    8.5 IMDB Puanı 8.1 Site Puanı 1505 İzlenme 114 Yorum

    Henüz hiçbir içerik izleme listesine eklenmemiş.

    • When Harry Met Sally – Harry Sally İle Tanışınca
      When Harry Met Sally – Harry Sally İle Tanışınca için demiş ki;

      Rob Reiner cidden kaliteli yönetmen. el attığı filmi güzelleştiriyor. Ortada da gerçekten güzel senaryo var. Beklentilerin üstü bir romantik film. Komediden ziyade drama kısmı ağır basmış. Herkes Meg Ryan’a övgülerde bulunmuş ama bence filmi Billy Crystal daha üst bir sınıfa taşımış diyebilirim. Bu arada böyle filmleri izleyince neden 80’lerde yaşamıyoruz diye hep üzülürüm. Her açıdan en güzel zamanlar ah ah! Neyse, bu güzel diyalogları olan filmi kesinlikle öneririm. 10/8

    • Don’t Breathe – Nefesini Tut
      Don’t Breathe – Nefesini Tut için demiş ki;

      yorumları özetlemek gerekirse, gerilim açısından gayet başarılı ama senaryo açısından biraz sınıfta kalan bir film. yine de 7/10 diyebiliriz.

    • WALL·E – Vol. İ
      WALL·E – Vol. İ için demiş ki;

      yani.. bir animasyondan fazlası gerçekten. içerdiği mesajlar harika ve aile ile izlenmeye de müsait. özellikle çocuk yaştakiler izlerse daha bilinçli bir toplum yetiştirebiliriz. burada söylenilmesi gereken şey doğayı kurtarmak için bu kadar uzun süre beklememiz gerektiği. bir an önce harekete geçilmeli. özellikle canım ülkemin insanı ormanlık alanları imara açıp betonlaşmayı seviyor. bunun karşısında durmak gerekiyor. çünkü ya doğayla beraber mutlu yaşarız ya da kendi neslimizle beraber onu da yok ederiz. son olarak da gönüllerin kahramanısın wall-e !

    • Dark City – Karanlık Şehir
      Dark City – Karanlık Şehir için demiş ki;

      yani felsefik bilim kurgu sevenler için bulunmaz nimet olmuş bu film. gizli kalmış bir eser. birçok yönüyle beklentilerimin ötesinde çıktı. o melankolik karanlık atmosferi de ayrı güzellik katmış. görüntüler çok başarılı olmasa da anlattığı hikaye itibariyle yapım yılının ötesinde bir eser olmuş. tavsiye edilir.

    • Blade Runner – Bıçak Sırtı
      Blade Runner – Bıçak Sırtı için demiş ki;

      ne diyim. bu sitenin en büyük eksikliklerindendi. bilim kurgu türünde çığır açanlar grubunun mensubudur. devam filmini de merakla bekliyorum.

    • Life Is Beautiful – Hayat Güzeldir
      Life Is Beautiful – Hayat Güzeldir için demiş ki;

      Yani herşey iyi tamam ama filmin sonunda gelen tanktan amerikan askerinin çıkması bana göre havayı bozmuş. illa hollywood a selam çakmak zorunda mıydın sayın benigni bey. antiseminist bir adam değilim böyle filmlere karşı bir adam da değilim ama sonu farklı olabilirmiş. yönetmen&oyuncu Benigni’yi bu performansı ile Chaplin’e benzetmişler. Cidden de doğru benzetme. Resmen bir maestro gibi filmi koparmış. Ama uzun zamandır da kayıplarda. Filmle ilgili şöyle bir ayrıntı daha var. mizagh olarak tamam uygun ama gerçekçilik açısından Guido tarz insanlara o kamplarda yer de olmazdı.

      • Life Is Beautiful – Hayat Güzeldir
        Life Is Beautiful – Hayat Güzeldir için demiş ki;

        @Sairoglu yani bu yorumda sana ne bu kadar battı da parça parça nefret kustun merak ettim ? filmi beğenmedim demedim yönetmen kötü de demedim. tam tersine hepsini okursan iyi olmuş çıkarımı yapman lazım. ha beğenmediğim noktalar vardı onları eleştirdim. interrnette bizim gibi geyiğine değil de ciddi eleştiri yapan sitelere bakarsan bu filmle ilgili cok daha ağır eleştiriler görürsün. çünkü herkesin beğenmediği filmi eleştirme hakkı var. kimse de senin beğendiğin her filml beğenmek zorunda değil. yine de bernigni sevdiğim bir oyuncudur ve bu film çok iyidir. ama ben en iyiler sınıfına koyamadım. artık kararı da herkes kendisine göre verir. saygılar !

    • Captain Fantastic – Kaptan Fantastik
      Captain Fantastic – Kaptan Fantastik için demiş ki;

      Bu ve benzeri filmlerin güzel yanı sana sistem sorgulaması yaptırır ama kötü yanı senin ona muhtaç olduğunu gösterir. Günümüzde insanoğlu doğaya karşı değil aslında medeniyete karşı hayatta kalma mücadelesi veriyor. Ve bu mücadele de maalesef sistemin içine dahiliz hepimiz. Çocuklarına okuttuğu kitaptan karavanda kullanılan bütün eşyalarına kadar aldığı her şey modern toplumun ürettiği gereçler. Neyse çok dallandırmayalım, bazı noktalar dikkatli incelenmemiş filmde ama yine de fena değil. Ben en çok aileden kurulu rock&roll grubunu beğendim.

    • Kramer vs. Kramer – Kramer Kramer’e Karşı
      Kramer vs. Kramer – Kramer Kramer’e Karşı için demiş ki;

      Küçük dev adam Hoffman yine oyunculuğu ile göz doldurdu. Gerçekten sinema tarihinin önemli yapıtları arasında sayılan bir film derlerdi, bugün izlemek nasip oldu. zaman da aktı gitti film ile. Merly Streep ise zamanında ne güzelmiş gerçekten dedim. kesinlikle tavsiye ederim efendim iyi seyirler.

    • Groundhog Day – Bugün Aslında Dündü
      Groundhog Day – Bugün Aslında Dündü için demiş ki;

      Bazı filmler var ki güzel olduğunu bilmeme rağmen izlemeyi bekletiyorum ve aldığım keyif iki katına çıkıyor. çok uzun süredir listemdeydi bu film ve şu an izleyebildim. komedisi ve romantikliğiyle çok kendine özgü bir filmdi. klasik hollywood filmlerine benzemiyor mu ? kısmen evet. ama yinede yakaladıkları ilginç konu ile filmin havası değişmiş ve orijinal olmuş. film bittikten sonra aklımda kalan soru ise şudur ; ”eğer gerçekten her günü tekrar ve tekrar yaşasak biz de tanrı gibi olabilir miyiz?”

    • Citizen Kane – Yurttaş Kane
      Citizen Kane – Yurttaş Kane için demiş ki;

      Bu filmin üzerinden 70 küsür yıl geçtiyse insan hayatına dair o zamandan beri pek de birşey değişmemiş demektir. ailenin yapısını ve üst tabakanın yaşantısını çok güzel anlatmayı başarabilen bir film olmuş. Orson welles’in daha 30 olmadan böyle bir film çekmesi takdire şayan. film derinlemesine incelendiğinde bir çok simgesel anlatım kullanıldığı görülüyor. tabiki ben de bunları sanatlog un yazasını okuduktan sonra gördüm. AFI’nin listesinde hala 1 numara olmasına şaşmamalı !

    • Once Upon a Time in the West – Bir Zamanlar Batıda
      Once Upon a Time in the West – Bir Zamanlar Batıda için demiş ki;

      Enfes bir Sergio Leone filmi.Western spaghetti tarzını ele alınca ilk akla gelen isimdir zaten kendisi. Aslında o kadar basit bir seneryoyu o kadar güzel sunmuş br alt metni güzel yazmış ki izleyiciyi zevkten dört köşe ettiriyor. Claudia hanımın Cheyenne ile ilk sahnesinde bir konuşması var ki hayran kaldım.Ennio Morricone’nin müzikleri de tartışmasız bu filmin güzelliğini daha da yukarı çıkarıyor: İyi Kötü Çirkin ile kıyaslamak yersiz. 100 kişiye dünyada yapılan en iyi beş film nedir diye sorarsanız 90’ı o listeye İyi kötü ve çirkini katar. Bu filmde başka bir üçlemenin ilk filmi ve imdb’de ilk 30’da. Son olarak aşağıdaki arkadaşa bir ekleme yapayım. 60’ların filmini ele alırsak unutulmaması gereken bir deha da Stanley Kubrick’tir. Sırf bu iki isim için bile 60’lar bence sinemanın en önemli tarihi olabilir.Ki avrupa dışı yönetmenlerinde en iyi yıllarıdır. Kurosawa,Bergman,Fellini gibi isimler en önemli eserlerini o yılda vermiştir.

    • Awakenings – Uyanışlar
      Awakenings – Uyanışlar için demiş ki;

      Gizli kalmış bir başyapıt. Film çok derin ve etkileyici. tabi bunda biyografi olmasının payı büyük. ortam ve oyunculuklar harika. film yapıldığı sene en iyi film oscarına aday olmuş ama kurtlarla dans ve goodfellas gibi sağlam yapımların gerisinde kalmış. filmi tarz olarak guguk kuşu’na benzettim ama daha dramatik versiyonu ve burda akıl hastaları yok. İnsan beyni ne kadar garip değil mi ? araştırmakla sırrı çözülecek gibi değil. benim gibi kısa süreli panik atak yaşamış insanlara film daha bir anlamlı gelecektir. O kontrolü kaybetme hissi gerçekten acı. oyunculara diyecek söz yok. Komedileriyle ünlü Robin Williams drama rolünün altından da başarıyla kalkmış .De Niro’ya zaten diyecek lafımız olamaz. Ama bu filmde ben ayrı bir beğendim. O hastanın davranışlarını o kadar güzel yansıtmış ki etkilenmemek elde değil. Kızgın Boğa’dan sonra bana göre en iyi işlerinden biri. Filmi açın ve mendilinizi unutmayın.

    • Cinema Paradiso – Cennet Sineması
      Cinema Paradiso – Cennet Sineması için demiş ki;

      ve geldik Giuseppe Tornatore’nin başyapıtı diye anılan Cennet Sineması filmine. daha önce aynı yönetmenden Malena filmini izleyip başarılı bulmuştum. o film tabi daha eleştirel bir senetyoya sahip idi. burda ise daha böyle hayatı anlatan bir drama koymuş önümüze. gerek güzellikleriyle gerek acılarıyla bir çocuğun büyürken yaşadıkları ve büyük yönetmenliğe giderkenki hikayesini. film birçok açıdan çok başarılı ve zaman da su gibi akıp gitti tabi. Ben Philippe Noiret’in oyunculuğuna hayran kaldım yine.yine diyorum daha önceden Il Postino(Postacı) filmini izlemiştim ve Neruda rolünü harika yapmıştı. Bu kez de sinema makinisti ama aslında yine bir akıl hocası. aramızdan ayrılması da üzücü ama ne yaparsın hayat ! son olarak da ennio morricone yine müzikleriyle beni benden aldı yine. Dolar üçlemesinden ( iyi,kötü ve çirkin ) ve bir zamanlar amerika gibi kült filmlerin müzikleriyle sinema müzisyenleri denince akla gelen ilk adamdır. hala filmler için müzik üretmekte yanlış bilmiyorsam. tabi bu söylediğim bütün unsurlar bir araya gelince başarılı bir film çıkmış efendim. izlemeden geçmeyiniz.

    • Kill the Irishman – İrlandalıyı Öldür
      Kill the Irishman – İrlandalıyı Öldür için demiş ki;

      Sonunda diyorsunuz ki güzel bir film izlemişim.cidden ibretlik hayat öyküleri !

    • Tokyo Story – Tokyo Hikayesi
      Tokyo Story – Tokyo Hikayesi için demiş ki;

      dostum AED mesajım sana ! ya sen ne kadar da güzel bir insansın bence site takipçileri olarak sana üstün başarı madalyası falan vermemiz gerekiyor. nerde böyle güzel bir film olsa altına attığın yorumla daha da güzelleştiriyorsun. Bergmann Tarkovsky ve Kurosawa izlerken keşfettim senin yorumlarını artık bazı filmlerde önce senin yorumunu arıyorum hemen. Neyse kardeşim eline emeğine sağlık. Filme de anne baba iseniz çok seversiniz demişsin anne baba olmamama rağmen çok beğendim salt bir drama örneği ne metafor var ne imge. Öteki türlü de severim ama böyle sıradan hayatın kendisini anlatan filmlere bayılıyorum. İlk defa Yasujiro Ozu izledim ama kesinlikle son olmayacak hatta üçlemeyi baştan başlayıp izleyeceğim. Yönetmenin kamerayı stabil şekilde kullanmasını ve hikayeyi başarıyla anlatmasını çok beğendim. Drama tadında drama, herkes izlemeli diyorum son olarak !

    • Babel – Babil
      Babel – Babil için demiş ki;

      Inarritu’nu ölüm serisinin üçünü de izledim. nedense bu film diğerlerine göre pek beğenilmemiş ama bana göre en vurucu film buydu. detayları çok güzel işlemiş bu filmde maestro.hikayeleri kesip film yapsan bile çok güzel şeyler ortaya çıkar 21 grams ve amores perros dan zayıf yani ise insaların ilişkilerinin arasındaki bağın biraz daha zayıf olması. ama bu filmin kötü olduğu anlamına gemez tabiki de ! neyse hepsini izleyin siz de kendi kararınızı verin.

    • Beauty and the Beast – Güzel Ve Çirkin
      Beauty and the Beast – Güzel Ve Çirkin için demiş ki;

      Yenisi bunun kadar iyi değil diolar. Ama hakkını vermek lazım 90 ların disney filmleri harika. Kıyaslamak yanlış olur ki öteki zaten animasyon değil !

    • Moulin Rouge – Kırmızı Değirmen
      Moulin Rouge – Kırmızı Değirmen için demiş ki;

      Kitap gibi bir film işte. 19. yüzyılın son on yılı ve paris. yaşanılası bir dönem valla. film de izlenesi.

    • The Fighter – Dövüşçü
      The Fighter – Dövüşçü için demiş ki;

      Ya bu christian bale a bayılıyorum. Oyunculuk yeteneğini geçtim filmler için onca kilo alıp verebilmesi bile büyük başarı. oynadığı rollere cidden bir şeyler katıyor. Batman olsun bateman olsun sihirbaz ya da makinist veya dövüşçü olsun hepsinin altından başarıyla kalktı. ayrıca bu filmde en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülüne layık görüldü ve ödülü aslında ruffalo nun hak ettiğini açıkladı. bu kadar da alçak gönüllü de. filme gelecek olursak daha iyi boksör filmleri izlemiştim ama bu da güzel olmuş.oyuncu kadrosu için izlenir tabiki !

    • The Big Lebowski – Büyük Lebowski
      The Big Lebowski – Büyük Lebowski için demiş ki;

      Ha bu arada rezervuar köpekleri ya da dr strangelove gibi filmler ne kadar komediyse bu da o kadar komedidir. coen kardeşlerin, paul thomas anderson’un ya da wes anderson un filmlerini anlamayanlar abartmayın der puanını hak etmemiş der, der de der. neyse izleyin.