ayhan bağdat

Henüz kendisini bizlere anlatmamış.
31 Favorileri
109 Yorumları
  • Favorileri
  • İzleme Listesi
  • Son Yorumları
  • To Be or Not to Be
    8.2
    1942

    Ülke: Amerika

    Yönetmen: Ernst Lubitsch

    Oyuncular: Carole Lombard, Jack Benny, Robert Stack, Felix Bressart

    8.2 IMDB Puanı 7.8 Site Puanı 9201 İzlenme 7 Yorum
    Fitzcarraldo
    8.0
    1982

    Ülke: West Almanya, Peru, South Africa

    Yönetmen: Werner Herzog

    Oyuncular: Klaus Kinski, Claudia Cardinale, José Lewgoy, Miguel Ángel Fuentes

    8.0 IMDB Puanı 6.8 Site Puanı 4691 İzlenme 7 Yorum
    Le trou
    8.4
    1960

    Ülke: Fransa, Italy

    Yönetmen: Jacques Becker

    Oyuncular: Michel Constantin, Jean Keraudy, Philippe Leroy, Raymond Meunier

    8.4 IMDB Puanı 8.3 Site Puanı 43804 İzlenme 90 Yorum
    The Color of Paradise
    7.9
    1999

    Ülke: Iran

    Yönetmen: Majid Majidi

    Oyuncular: Hossein Mahjoub, Mohsen Ramezani, Salameh Feyzi, Farahnaz Safari

    7.9 IMDB Puanı 8.6 Site Puanı 77258 İzlenme 50 Yorum
    Grave of the Fireflies – Ateş Böceklerinin Mezarı
    8.5
    1988

    Ülke: Japan

    Yönetmen: Isao Takahata

    Oyuncular: Tsutomu Tatsumi, Ayano Shiraishi, Yoshiko Shinohara, Akemi Yamaguchi

    8.5 IMDB Puanı 9.2 Site Puanı 85103 İzlenme 188 Yorum
    A Moment to Remember
    8.3
    2004

    Ülke: South Korea

    Yönetmen: John H. Lee

    Oyuncular: Woo-sung Jung, Ye-jin Son, Jong-hak Baek, Sun-jin Lee

    8.3 IMDB Puanı 8.4 Site Puanı 48579 İzlenme 111 Yorum
    To Live – Yaşamak
    8.3
    1994

    Ülke: China, Hong Kong

    Yönetmen: Yimou Zhang

    Oyuncular: You Ge, Li Gong, Ben Niu, Wu Jiang

    8.3 IMDB Puanı 5.7 Site Puanı 4600 İzlenme 12 Yorum
    Sherlock Jr. (1924)
    8.2
    1924

    Ülke: Amerika

    Yönetmen: Buster Keaton

    Oyuncular: Buster Keaton, Kathryn McGuire, Joe Keaton, Erwin Connelly

    8.2 IMDB Puanı 8.5 Site Puanı 4673 İzlenme 23 Yorum
    Lion of the Desert – Çöl Aslani ömer Muhtar
    8.4
    1980

    Ülke: Libya, Amerika

    Yönetmen: Moustapha Akkad

    Oyuncular: Anthony Quinn, Oliver Reed, Irene Papas, Raf Vallone

    8.4 IMDB Puanı 8.4 Site Puanı 8046 İzlenme 35 Yorum
    The Lives of Others
    8.5
    2006

    Ülke: Almanya

    Yönetmen: Florian Henckel von Donnersmarck

    Oyuncular: Martina Gedeck, Ulrich Mühe, Sebastian Koch, Ulrich Tukur

    8.5 IMDB Puanı 8.6 Site Puanı 98982 İzlenme 106 Yorum
    Babette’s Feast – Babettes gæstebud
    7.7
    1987

    Ülke: Denmark

    Yönetmen: Gabriel Axel

    Oyuncular: Stéphane Audran, Bodil Kjer, Birgitte Federspiel, Jarl Kulle

    7.7 IMDB Puanı 8.0 Site Puanı 5476 İzlenme 9 Yorum
    Sweet Smell of Success – Başarının Tatlı Kokusu
    8.2
    1957

    Walter Winchell tarzı sansasyonel bir köşe yazarı olan J.J. Hunsecker yazılarıyla birçok kişinin kaderini belirlemektedir. Hunsecker kızkardeşi Susan'...

    Ülke: Amerika

    Yönetmen: Alexander Mackendrick

    Oyuncular: Burt Lancaster, Tony Curtis, Susan Harrison, Martin Milner

    8.2 IMDB Puanı 3.2 Site Puanı 3048 İzlenme 8 Yorum
    Spirited Away – Ruhların Kaçışı
    8.6
    2001

    Spirited Away yeni bir şehre vardıklarında yanlışlıkla terk edilmiş bir parka gelip, buradan perilerin, hayaletlerin olduğu bir yere geçiş yapan 10 ya...

    Ülke: Japan

    Yönetmen: Hayao Miyazaki, Kirk Wise

    Oyuncular: Rumi Hiiragi, Miyu Irino, Mari Natsuki, Takashi Naitô

    8.6 IMDB Puanı 8.7 Site Puanı 191001 İzlenme 109 Yorum
    Doctor Zhivago
    8.0
    1965

    Ülke: Amerika, Italy, İngiltere, Liechtenstein

    Yönetmen: David Lean

    Oyuncular: Omar Sharif, Julie Christie, Geraldine Chaplin, Rod Steiger

    8.0 IMDB Puanı 6.0 Site Puanı 9504 İzlenme 19 Yorum
    Still Walking – Aruitemo aruitemo – Bitmeyen Yürüyüş
    7.9
    2008

    Yaşlı bir karı-kocanın oğlu ve kızının, yanlarına eşleri ve çocuklarını da alarak anne babalarını ziyarete geldikleri bir haftasonunu anlatıyor Aruite...

    Ülke: Japonya

    Yönetmen: Hirokazu Koreeda

    Oyuncular: Hiroshi Abe, You, Yui Natsukawa

    7.9 IMDB Puanı 7.0 Site Puanı 3299 İzlenme 5 Yorum
    In a Lonely Place – Tehlike İşareti
    8.0
    1950

    Ülke: Amerika

    Yönetmen: Nicholas Ray

    Oyuncular: Frank Lovejoy, Gloria Grahame, Humphrey Bogart

    8.0 IMDB Puanı 7.3 Site Puanı 16599 İzlenme 4 Yorum
    Snatch
    8.3
    2000

    Ülke: İngiltere, Amerika

    Yönetmen: Guy Ritchie

    Oyuncular: Benicio Del Toro, Dennis Farina, Vinnie Jones, Brad Pitt

    8.3 IMDB Puanı 8.5 Site Puanı 65060 İzlenme 102 Yorum
    The Treasure of the Sierra Madre
    8.5
    1948

    Ülke: Amerika

    Yönetmen: John Huston

    Oyuncular: Humphrey Bogart, Walter Huston, Tim Holt, Bruce Bennett

    8.5 IMDB Puanı 8.1 Site Puanı 6081 İzlenme 11 Yorum
    Life Is Beautiful – Hayat Güzeldir
    8.6
    1997

    Roberto Benigni imzalı bu İtalyan filmi, savaşın kurbanları üstündeki etkisini ve çocuk dimağlardaki yansımasını öyle güzel bir üslupla anlatmış ki, A...

    Ülke: İtalya

    Yönetmen: Roberto Benigni

    Oyuncular: Giorgio, Nicoletta Braschi, Roberto Benigni

    8.6 IMDB Puanı 9.2 Site Puanı 262049 İzlenme 185 Yorum
    It’s a Wonderful Life
    8.7
    1946

    Ülke: Amerika

    Yönetmen: Frank Capra

    Oyuncular: James Stewart, Donna Reed, Lionel Barrymore, Thomas Mitchell

    8.7 IMDB Puanı 8.7 Site Puanı 57257 İzlenme 109 Yorum
    Scent of a Woman
    7.8
    1992

    Ülke: Amerika

    Yönetmen: Martin Brest

    Oyuncular: Al Pacino, Chris O'Donnell, James Rebhorn, Gabrielle Anwar

    7.8 IMDB Puanı 8.7 Site Puanı 117968 İzlenme 188 Yorum
    Good Will Hunting
    8.3
    1997

    Ülke: Amerika

    Yönetmen: Gus Van Sant

    Oyuncular: Matt Damon, Ben Affleck, Stellan Skarsgård, John Mighton

    8.3 IMDB Puanı 8.7 Site Puanı 189681 İzlenme 105 Yorum
    Unforgiven
    8.4
    1992

    Ülke: Amerika

    Yönetmen: Clint Eastwood

    Oyuncular: Clint Eastwood, Gene Hackman, Morgan Freeman, Richard Harris

    8.4 IMDB Puanı 8.4 Site Puanı 24282 İzlenme 35 Yorum
    Kung Fu Hustle
    7.7
    2004

    Ülke: Hong Kong, China

    Yönetmen: Stephen Chow

    Oyuncular: Stephen Chow, Xiaogang Feng, Wah Yuen, Zhihua Dong

    7.7 IMDB Puanı 7.8 Site Puanı 11756 İzlenme 18 Yorum
    Incendies – İçimdeki Yangın
    8.1
    2010

    İkiz kardeşler Jeanne ve Simon henüz yaşamını yitiren annelerinin vasiyetini okumak üzere notere gelirler. Vasiyette annelerinden hiç beklemedikleri b...

    Ülke: Canada, Fransa

    Yönetmen: Denis Villeneuve

    Oyuncular: Mustafa Kamel, Hussein Sami, Rémy Girard, Mélissa Désormeaux-Poulin

    8.1 IMDB Puanı 8.7 Site Puanı 213887 İzlenme 350 Yorum
    Inside Out
    8.3
    2015

    Ülke: Amerika

    Yönetmen: Pete Docter, Ronnie Del Carmen(co-director)

    Oyuncular: Amy Poehler, Phyllis Smith, Richard Kind, Bill Hader

    8.3 IMDB Puanı 8.5 Site Puanı 79269 İzlenme 29 Yorum
    Mary and Max
    8.2
    2009

    Ülke: Australia

    Yönetmen: Adam Elliot

    Oyuncular: Toni Collette, Philip Seymour Hoffman, Barry Humphries, Eric Bana

    8.2 IMDB Puanı 8.5 Site Puanı 62875 İzlenme 95 Yorum
    The Shawshank Redemption – Esaretin Bedeli
    9.3
    1994

    Andy Dufresne karısını öldürmek suçuyla yargılanan başarılı bir bankacıdır. Sorun şu ki, karısını öldürüp öldürmediğini kendisi dahi hatırlamamaktadır...

    Ülke: Amerika

    Yönetmen: Frank Darabont

    Oyuncular: Tim Robbins, Morgan Freeman, Bob Gunton, William Sadler

    9.3 IMDB Puanı 9.4 Site Puanı 329978 İzlenme 423 Yorum
    Raise the Red Lantern
    8.1
    1991

    Ülke: China, Hong Kong, Taiwan

    Yönetmen: Yimou Zhang

    Oyuncular: Li Gong, Saifei He, Jingwu Ma, Cuifen Cao

    8.1 IMDB Puanı 8.7 Site Puanı 5253 İzlenme 15 Yorum
    Dogville
    8.0
    2003

    Ülke: Netherlands, Denmark, İngiltere, Fransa, Finland, Sweden, Almanya, Italy, Norway

    Yönetmen: Lars von Trier

    Oyuncular: Nicole Kidman, Harriet Andersson, Lauren Bacall, Jean-Marc Barr

    8.0 IMDB Puanı 8.8 Site Puanı 126640 İzlenme 75 Yorum
    Three Colors: Blue
    7.9
    1993

    Ülke: Fransa, Poland, Switzerland

    Yönetmen: Krzysztof Kieslowski

    Oyuncular: Juliette Binoche, Benoît Régent, Florence Pernel, Charlotte Véry

    7.9 IMDB Puanı 8.3 Site Puanı 70044 İzlenme 39 Yorum

    Henüz hiçbir içerik izleme listesine eklenmemiş.

    • About Elly – Elly Hakkında
      About Elly – Elly Hakkında için demiş ki;

      Spoiler içeren alan!
      Bazı arkadaşlar kendinden çok emin şekilde sonu belliydi demişler ama ben hala çok ciddi şüpheler taşıyorum. Özellikle morg sahnesinde elly’nin nişanlısının morgda gördüğü kişinin elly olduğuyla ilgili kesin bir ifade geçmiyor. Ayrıca ben o yüzü elly e benzetemedim. Bu da demek oluyor ki elly ye ne olduğu hala belli değil. İşte bu da filmi o kadar gizemli bir hale getiriyor ki ben buna bayıldım. Yok hayır o morgdaki elly ise … olsun. Bence yine de iyi bir film. Aile içindeki diyaloglar çok gerçekçi. Ben ailemle böyle bir olay yaşamış olsaydım tıpa tıp aynı diyaloglar geçerdi buna eminim. Asghar Farhadinin Bir Ayrılık filmi de böyle güzel bir konu ve gerçekçilik taşıyordu. Kralsın Asghar.

    • Le cercle rouge
      Le cercle rouge için demiş ki;

      Ben bu Gian Maria Volonte’nin yüzüne hayranım. Adam da Nev’i şahsına münhasır bir çehre var. Daha önce Sergio Leone’nin üçlemelerinde yer almıştı. Bu filmle aynı yıl yapılmış olan Her Türlü Kuşkunun Ötesinde Bir Vatandaş Üstünde Soruşturma filminde de yer almış ve ben oyunculuğunu çok beğenmiştim. Saydığım filmlerdeki karakterler kötü düzleminde ilerlese de birbirlerinden çok farklılar. Tabi bu filmde filmin başındaki sahneler haricinde çok etkin olduğunu söyleyemeyiz. Ama ne olursa olsun bu filmin kadrosu çok güçlü ve mükemmel bir soygun sahnesi sunuyor size. Sırf bu sahneyi izlemek için bile izlenebilir. Tabi bu söylediklerimden azılı bir katil veya aranan bir hırsız olduğum izlenimi çıkmasın lütfen. Durduk yere Wanted olmayalım şimdi. (Trenci Jack). Soygun demişken arkadaşlar sevenler için efsane 15 dakikalık sessizlik sahnesiyle meşhur Rififi filmini takdim ederim. İzleyin pişman olmazsınız. Nitekim bir fransız filmi ve sonu sizi bu filmde olduğu gibi tatmin etmeyebilir ama sonu haricinde mükemmel bir akış ve heyecan vaadediyor.

    • Ali: Fear Eats The Soul – Angst essen Seele auf
      Ali: Fear Eats The Soul – Angst essen Seele auf için demiş ki;

      Filmle ilgili aklıma bir soru geldi. Yönetmeni ve yapımcıyı bulsaydım şunu sorabilirdim. Bir Faslıyı değil de Türkü oynatmayı neden düşünmediniz. Buna engel olan neydi. Zira an itibariyle Almanya’da yaşayan en güçlü azınlık Türkler. 1974 yılında Arap toplumunun Almanya’da sayılarının ne kadar olduğunu bilemeyeceğim ama Türklerin göç etmeye başladıkları tarihten itibaren Almanya’da sayılarının diğer milletlere nazaran fazla olduğunu düşünüyorum. Bir araştırmak lazım.
      Ayrıca bazı yorumların aksine filmin en güçlü vurgusunun ırkçılık olduğunu, öyle aşkmış, cinsel dürtüymüş gibi bir vurgusunun çok belirgin olmadığını düşünüyorum. Oyunculukların çok kötü olduğunu söyleyeyim. Şayet bir filmde oyunculuk arıyorsanız bu filmi izlemeyin. Onun dışında sade bir film. Almanya’da savaş sonrası insanların hala ırkçılık sendromundan nasıl çıkamadıklarının güzel bir tarifi olmuş. Bu yönüyle izleyin derim.

    • The Shawshank Redemption – Esaretin Bedeli
      The Shawshank Redemption – Esaretin Bedeli için demiş ki;

      Dünyanın neredeyse gözü kapalı zirveye taşıdığı ve böyle giderse de hiç oradan inmeyecek olan bu filme akademi ödüllerinde zırnık koklatmayan heyet i umumiyedeki çok muhterem! zatlar ne düşünüyorlar acaba merak ediyorum. Yıllar önce TRT de çıkmıştı ve bittiğinde bambaşka bir insandım. Bu film beni değiştirdi. Birçok kişi şunları söyleyebilir; etkilendim, vuruldum, beğendim, bayıldım,… vs. Ama bakın ben diyorum ki değiştim. İçimde tarifinde zorlandığım bir insanlık oluşmaya başladı. İşte bende ve benim gibi milyonlarca insanda bu etkiyi oluşturduğu için bu film gerçek bir UNUTULMAZ.
      Umut, adalet, arkadaşlık, özgürlük gibi insanlığa has kavramlarla çevrelenmiş bir başyapıt. Şayet yaşınız 25 üstüyse ve az da olsa film izliyor ve bu filmi izlememişseniz siz çok şanslısınız. Bu film bence izlemeyenler için dört yapraklı gonca gibi. Eşsiz bir sinema keyfi. İzleyin izletin.

    • The Bad Sleep Well
      The Bad Sleep Well için demiş ki;

      Filmin altyazısında çok ciddi bir problem var. Ya da filmde çok büyük bir sıkıntı var. Film japon filmi olmasına rağmen karakter isimleri kore veya çin kökenli isimler olarak çevrilmiş. Az buçuk film aşinalığı veya dil eğilimi olanlar bilirler. Japon isimleri takashi hiroshi matsumoto kirujo tsubasa gibi olurlar. Öyle aim, south, sai, kai, pak, pin olmadı puku girin tam olsun. Çeviriyi yapanın büyük hatası olabilir çünkü imdb de isimleri çek ettim, altyazıda geçen hiçbir isim sitede geçmiyor. Düzeltilmesi rica olunur…

    • Trumbo
      Trumbo için demiş ki;

      Bu filmle ilgili hep şu kuşkuyu taşıdım durdum. Acaba bizi aldatıyor olabilir mi. Herhangi bir algının pençesine düşmeyi kesinlikle kabullenemem. Bu yüzden filmi size sunduklariyla değil de kendi bilgi birikiminizle değerlendirmenizi öneririm. Demek istediğim yukarıdaki yazıda da geçtiği gibi bu zat damga mı yemiştir. Ya da gerçekten komünist ama bize bu yanlış mı aktarılıyor. Benim konuyu biraz araştırmam sonucunda şöyle bir konuya vardım. Hollywood 10 u dedikleri tayfa gerçekten komünizmi savunan tipler. Ama buradaki sorun onlar komünist değillermiş de onlara çamur atılmış gibi lanse edilmesi. Aslında on lara yapılan haksızlık fikirlerini her ne kadar tasvip etmesem ve komünizmi zerre sevmesem de bu insanlara komünist oldukları bilindiği halde bile devlet eliyle böyle bir linç girişiminde bulunulmasıdır. Tabi bu benim tam emin olamadığım fikrim. Umarım anlatabilmişimdir

    • To Be or Not to Be
      To Be or Not to Be için demiş ki;

      On üzerinden on. Tam puan böyle alınır işte. Mükemmel bir komedi. Seviyeli ve nüktedan. Özellikle nihayetindeki sahne için bile izlenebilir. Hem tiyatro tadında hem sinema tadında. Herkese tavsiye edilmeli. Ve ettim de

    • Fitzcarraldo
      Fitzcarraldo için demiş ki;

      Muhteşem bir azmin hikayesi. İnsanoğlunun sınırlarını zorlamasının Fatih’ten bu yana gördüğü ender örneklerinden. Gemicilik sektörüne yepyeni bir ufuk açarken kauçuk sektörüne renk katabilecek tuhaflık da muadillerinin anahtarını alabilecek bir mükemmelliyet. Yalnız Fatih demişken çok önemli bir konuya barnah basmadan geçemeyeceğim. Naciddiyim evet ama söyleyeceklerimden sonra çok şaşırabilirsiniz. An itibariyle Fatih Sultan Mehmet ile ilgili çekilmiş tek film ki kendisi dağlardan gemileri geçirme hususunda uzmandır malumunuz, bu film 47,000 kullanıcı ile 7,3 puana sahipken fitzcarraldo 22,000 kullanıcı ile 8,2 puana sahip. Tabi demiyorum kendi filmimize destek çıkalım diye. Zaten o film görüp görebileceğiniz en rezalet tarihi film. Cüneyt abimizin bile filmlerinde düzeyli bir ilişkisi varken sen git Fethin en önemli sembolüne abuk subuk bir ilişki pay et. Rezalet. Tarihe biraz saygı. Elin adamı nereden bulduysa buluyor ve binbir zorlukla film çekiyor ki herhangi bir çağ değiştirmemiş amazonların operayla tanışması, bizim tarih kirleticilerimiz ise rezillikte zirveyi kimseye bırakmayacak bir utanç filmi yapıyorlar. Hem de tarihimizin en ak sayfası üzerinden. İşte bu film bende bu duyguları uyandırmıştır ve açığı çıkarmıştır. Film ses ve oyunculuk yönünden belki hiçbirşey vermiyor ama o coğrafyada verilmiş bu emek için Werner Herzog ve ekibine ve de ayrıca bu filmi bize yüksek kalitede sunan site yönetimine çok teşekkür ederim.

    • Inherit the Wind
      Inherit the Wind için demiş ki;

      Filmin gerçeklere dayanan yanını unutmadan bir yorum yapmak istiyorum. Şimdi bazı izleyiciler ve yorumcular bu olayı ülkemizle kıyaslayarak bir sonuç çıkarmaya çalışmışlar. Öncelikli çözülmesi gereken konu katolik inancıyla islam inancının karıştırılmaması gerektiğidir. Filmi izleyenlerden beklentim inançlı da olsa inançsız da olsa böyle bir kanala girmemesidir. Film katolik inancındaki insanların dini önderlerinin sert yönlendirmeleriyle nasıl bir gaddarca bir kişiliğe yönlendirilmesine ciddi bir eleştiri getirmektedir. Sanırım gerçekten davanın olduğu dönemde de böyle girişimler olmuştur. Bu tarz olayların gerçekten olduğunu kabul ediyoruz. Peki böyle yönlendiriciler -papaz gibi- bizim dinimizde de yok mu. Tabi ki var. Ama bunu ne o dinde ne bu dinde temsil olarak kabul edemeyiz. Katolik inancındaki asıl sorunun bilime bakış açısı olarak sunulması dikkat çeken başka bir olay. Gerçekte böyle bir algı var mı. Bir hristiyan, inançlı biri bilime inanamaz mı. İnsanların veya türlerin evrilmediğine inanabilir ama en azından bir seleksiyonun olduğuna da mı inanmıyor. Anlaşılan 1920 li yıllarda radikal hristiyan gruplarda inanmayan ve kendini kesinlikle bilimin karşısında gören insanlar var ki böyle bir olay yaşanmış. Bu onlar adına üzücü. Ama daha üzücü olan kendinin hayvandan geldiğini iddia eden insanlardır. Evet hem de gülünç iddia. Zaten çürüdükçe çürüyor.
      Ben dindar bir kişi olarak dünyanın elbette değişime uğradığına, türlerin farklılaştığına inanıyorum. Ben tabi ki kopernik e inanıyorum. Bilim zaten çoğunlukla benim inancımla örtüşüyor. Ama ben herhangi bir hayvandan geldiğime inanmıyorum. Okuyuculara son bir şey sormak istiyorum. Bu kadar yobaz bu kadar bağnaz bu kadar gerici ve cahil olduğunu düşündüğünüz inançlı kişilerin insanın başından beri insan olduğunu düşünmesi, siz kendini bilime adadıklarını düşünen zavallıların da maymundan geldiğini düşünmesi ne kadar zıt bir durum. Başından beri kutsal kitaplar insan maymundan geldi deseydi şimdi Darwin bozuntusu hayır insan ilkin insandan geldi diyecekti. Çünkü o şeytanı fısıldıyor.

    • Rififi – İnsanlar ve Para
      Rififi – İnsanlar ve Para için demiş ki;

      Neredeyse 15 dakikadan fazla sessiz bir şekilde çekilmiş soygun sahnesi efsane olan bir filmdir. Bu sahnede yaptığı birikimi filmin sonlarındaki sahnelerde cömertçe harcaması, çulsuzken parayı bulup har vurup harman savuran görgüsüz insanımıza oldukça benzetmekteyim. O nasıl berbat bir sondur anlamadım. Gerçi vermek istediği mesaj şuysa bir nebze anlayabilirim. Buyrun spoiler a bakın

      Spoiler içeren alan!
      Hırsızlığa veya mafyaya bulaşan kim varsa hayatta kalmamış ve böylelikle yönetmen gayr i meşru işlere başkahramanımız bile olsa yaşama şansı vermemiştir. Ama Allah ı var Tony esaslı oynadı. Yanındakiler ise bu kadar büyük bir vurgundan sonra bir o kadar şapşal davrandılar. İşte bu da filmin yatırımın içine ettiği bölümlerdi.

    • The Color of Paradise
      The Color of Paradise için demiş ki;

      Hani derler ya italyan yeni gerçekçiliği falan. Hani halkın sorunlarına eğilmişler, fakirliği yansıtmışlar. İşte batının gerçekçilik adına temsili italya ise doğunun da temsili irandır. Şu zaman diliminde de her ne kadar atakta olsalar da 90’lı yıllardaki iran sineması bambaşkadır. Zaten hali hazırda cennetin çocukları imdb 250 de 118. sırada bulunmaktadır. Tebrik etmekle beraber artık sinemada birşeyler yapmanın zamanı gelmiştir Türkiye olarak. Ayrıca Melike isimli arkadaşın yorumuna da sonuna kadar katılıyorum. İnanç dünyanızı da bu dram içerisinde etkileyecek ve size Yüce Yaradan la ilgili güzel mesajlar verecektir. Özellikle sinema dünyasının içinde fazlaca bulunan inançsızlık akımı bu filmle gerekli cevabı almıştır. Şükürler olsun. Kesinlikle izleyin ve yanınıza peçete, selpak alın yoksa kollu kıyafetler giymenizde fayda var. Zira salya sümük ağlayabilirsiniz.

    • Manhattan
      Manhattan için demiş ki;

      70’li yıllarda Amerika’da metropolde yaşanan ilişkiler üzerine enfes bir çözümleme. Analiz uzmanı Woody Allen döktürmüş diyebilirim. O dönemde entellektüel nasıl olunur sorusunun 100 alabilen cevabı. Bu adam bu rolü pekala iyi oynuyor ama bir sorun var. Şimdi ben bu adamın Manhattan dahil dört filmini izlemişim. Diğer üçü Annie Hall, Hannah ve Kızkardeşleri ve Suçlar-Kabahatler. Şöyle bir düşünüyorum da bu adam oyunculuk adına bu filmlerde hep aynı karakteri oynamış sanki. Yani Annie Hall deki Alvy Singer ı alıyorum İsaac in yerine koyuyorum. Bir daha izliyorum ki bunu düşsel dünyamda yaptığımı düşünün. Yok arkadaş! Hiçbir fark yok. Hatta Annie ye soruyorum. İlişkinde bir tuhaflık var mı diye. Yooo! diyor. Bak seeeen şu Woody yeee.
      Velhasıl son sözüm şudur. Bu arkadaş çok iyi oyun yazarıdır ama bir o kadar da batık bir oyuncudur. Oynadığı karakteri yüzlerce de oynasa çok iyi oynayabilir ama bir serseriyi, bir patronu, bir katili, bir mafyayı, bir deliyi, bir salağı, bir polisi, bir avukatı vesaire vesselam oynama yeteneği yok gibidir.

    • Il sorpasso
      Il sorpasso için demiş ki;

      Birbirlerine yaşam standartları açısından zıt olan iki kişinin ilginç yol hikayesi. Biri çekingen bir doktor diğeri ne iş yaptığı belli olmayan çapkın bir serseri. Farklı bir çalışma olmuş. Finali de o denli güzel olmuş. İtalyan kültüründen farklı bir yansıma edindiğim için mutluyum. Adına pembe gerçeklik denilen bu akımla ilgili daha fazla film izleyip bilgi edinmek istiyorum. Benim gibi düşünenler için denenmesi gereken bir film.

    • Dilwale Dulhania Le Jayenge
      Dilwale Dulhania Le Jayenge için demiş ki;

      İnanılmaz kötü bir film bence. En son izlediğim kore filmi hatırlanacak bir an filminde yansıtılan aşkın yanından bile geçmez. Filmin tek ve en iyi yanının büyüklerimizle ilgili verdiği mesaj olduğunu düşünüyorum. Bunun dışında bu filmi sevenlere Hülya ablamızla Ediz abimizin filmlerini tavsiye etmekten başka birşey gelmiyor aklıma. E haliyle aynı klasman.

    • A Moment to Remember
      A Moment to Remember için demiş ki;

      Gerçek bir romantizm yaşamak isteyenlerin vazgeçilmez adresi olan asya filmlerinin veteran filmlerinden. Fazlasıyla sevimli kızımızla, cool luktan çatlayan çok karizmatik abimiz arasındaki aşkın akli marazla yükselişini ağlayarak izleyeceksiniz. Çok acele aranan kan cinsinden acilen tavsiye olunur kalbi günümüz dizileriyle aşkı tanımakta uluslararası nisbette geride kalmış genç nesillerimize. Buyrun dostlar buyurun bu mükemmel aşk sofrasına. Aradığınız kesinlikle Batı da değil Doğu dadır. Hep söyledim yine söylüyorum. Bu filmi beğenirseniz şayet Chung Hing sam lam filmini de tavsiye etmek isterim. esrblyc isimli arkadaşıma en içten duygularla katılıyor ve şunları ekliyorum. Eğer özcan denizin filmini beğeniyor ve bunu beğenmiyorsanız bir doktora görünmenizde fayda var. Siteye emeklerinden ötürü teşekkürle bitiririm…

    • To Live – Yaşamak
      To Live – Yaşamak için demiş ki;

      Sonlarına doğru duygu yüklü bir bulut olmanıza sebep olabilecek şiir gibi bir film. Fısıltı tadındaki fon müziği bedeninizi titretecek. Duygu yüklü aile filmleri sevenler bu tadı bir çin filminde daha farklı bir estetik boyutta yaşayacak. Bu filmi yakın zamanda izlediğim aruitemo aruitemo yani yalnız yürüyüş filmine benzettim. Bu filmi sevenlere o filmi de tavsiye ederek son sözcüklerimi yazıyorum. Siteye böyle bir filmi bize sunduğu için teşekkür ederim…

    • Sherlock Jr. (1924)
      Sherlock Jr. (1924) için demiş ki;

      1924 yılı düşünüldüğünde ağzınızı açık bırakacak bir film. Bazı sahneler beni şok etti desem yanlış söylememiş olurum. Özellikle o bisiklet sahneleri beni dehşete düşürdü. Diyelim ki montaj. O yıllarda montajın bu kadar düzgün yapılması bile büyük bir başarıdır. Ya da diyelim gerçek. Yahu be adam sen o bisikletin üzerine nasıl oturdun ve öylece gidebildin. Bence bunu bir düşünün. Önemli.

    • I Am Sam
      I Am Sam için demiş ki;

      Allah kısmet ederse çok yakın zamanda bir kızım olacak. Bu sebeple film bende bambaşka bir yer edindi. Kız çocuklarıyla babalarının arasında çok farklı bir iletişim vardır. Bu mükemmel şekilde işlendi diye düşünüyorum. Bu filmden çok şey öğrendim. Eğer ilerleyen zamanlarda babalık hususunda bir zora düşersem akıl hocamın kim olduğu belli oldu. Eeee ben de pek akıllı sayılmam.

    • The Tin Drum – Die Blechtrommel
      The Tin Drum – Die Blechtrommel için demiş ki;

      Şimdi yönetmenle ilgili bir yorumda bulunacağım ama romandan uyarlama olduğu için birşey diyemiyorsunuz. Aşağıda da belirtildiği gibi seveni de olan sevmeyeni de olan bir film. Biraz tuhaf olduğu kesin ama izlettiriyor kendini.
      Aslında filmi izlemeden önce edindiğim bilgiyle daha derli toplu bir film bekliyordum, yanılmışım. Tam olarak anlayamıyorsunuz. Bu da bu filmi sanat filmi statüsüne dahil ediyor. Benim rahatsız olduğum tek husus var bundan bahsetmek istiyorum. Bu da birçok ülkede yasaklanmasına neden olan pornografik yapısı. Bunun romandan bir yansıma olduğunu düşünmem, düşünemem. Bu yönetmenin bilinçaltıyla ilintilidir diye düşünüyorum. Daha açık konuşayım. Sapıkça bir film. Nasıl oluyor da böyle filmlere büyük ödülleri layık görüyorlar anlamıyorum. Gerçi anlamayacak birşey yok. Bir alman Nazi özeleştirisi yapsın yeter onlara. Filmin içinde ne olduğu mühim değil.

    • Shakespeare in Love – Aşık Shakespeare
      Shakespeare in Love – Aşık Shakespeare için demiş ki;

      La vita e Bella dururken bu filmin esamesi bile okunmaz. Filmin hikayesinin doğruluğu sorgulanabilir, yaşadıkları aşkın saflığı sorgulanabilir, birçok şey sayabilirsiniz. Bu yüzden beğenilmediğini düşünüyorum. Ben de bu yönlerini düşünerek notumu 6 olarak veriyorum. Özellikle…

      Spoiler içeren alan!
      İçlerinde biri var ki shakespeare gibi bir karakterin aşkı tamamen sevişmekten ibaret gören bir karakter olarak gösterilmesiydi. Haddinden fazlaydı. Aşk dediğin bedenler üstü hazdır, safiyane yaşanır, her kuytu köşede çırılçıplak kalmak suretiyle aşk yüceltilemez. Bunu yaptırdıkları adam aşkı dünyada en iyi anlatacak adam olunca film için huylanmamak mümkün değil.